İçeriğe geç
Tüm yayınlar
SKDM / Yazı4 dk okuma

SKDM 2024 3. Çeyrek Uyum Güncellemesi: Neler Değişti ve Sırada Ne Var?

SKDM geçiş döneminin üçüncü çeyreğindeki gelişmeler, varsayılan değer kısıtlamaları ve kesin döneme hazırlık adımları.

Geçiş Döneminin Dönüm Noktası

SKDM geçiş dönemi, 2024 yılının üçüncü çeyreğinde önemli bir dönüm noktasına ulaştı. 31 Temmuz 2024 tarihi itibarıyla, Avrupa Komisyonu'nun belirlediği varsayılan değerlerin kullanımı sınırlandırıldı. Bu kısıtlama, ihracatçıların gerçek emisyon verilerine geçişini zorunlu kılıyor (Komisyon Uygulama Tüzüğü 2023/1773, Madde 4).

Varsayılan Değer Kısıtlaması: Ne Değişti?

Temmuz 2024'e kadar ithalatçılar, gömülü emisyon hesaplamasının tamamı için Komisyon'un yayımladığı varsayılan değerleri kullanabiliyordu. Bu tarihten sonra:

  • Varsayılan değerler, toplam gömülü emisyonların en fazla yüzde 20'si için kullanılabilir
  • Kalan yüzde 80 için gerçek tesis verisi veya eşdeğer ulusal yöntem kullanılmalı
  • Hiçbir gerçek veri sunamayan ithalatçılar, Komisyon'a geçerli gerekçe sunmak zorunda

Bu değişiklik, Türk ihracatçılar için doğrudan bir etki yaratıyor. AB'deki ithalatçılar artık tedarikçilerinden tesis bazında emisyon verisi talep ediyor.

Raporlama Kalitesinde Gelişme

İlk iki çeyrek raporlama döneminin (Q4 2023 ve Q1 2024) deneyimleri sonrasında, üçüncü çeyrekte raporlama kalitesinde belirgin bir iyileşme gözlemlendi. Avrupa Komisyonu'nun geçiş dönemi değerlendirmesinde vurgulanan iyileşme alanları:

  • Daha fazla ithalatçının gerçek tesis verisi kullanması
  • CN kod eşleştirmelerindeki hata oranının düşmesi
  • SKDM Geçiş Kayıt Defteri kullanımında teknik sorunların azalması

Ancak Komisyon, özellikle dolaylı emisyonların raporlanmasında ve karmaşık ürünlerde öncü madde (precursor) emisyonlarının hesaplanmasında zorlukların devam ettiğini belirtti (Avrupa Komisyonu, 2024).

Türk İhracatçılar İçin Durum Değerlendirmesi

Türkiye, SKDM kapsamındaki ürünlerde AB'nin önemli tedarikçilerinden biri konumunda. Özellikle demir-çelik ve çimento sektörlerinde Türk ihracatçılar, varsayılan değer kısıtlamasının doğrudan muhatabı durumunda.

Proaktif Yaklaşımın Avantajı

Gerçek emisyon verisi sunabilen tedarikçiler, AB ithalatçıları için tercih edilir hale geliyor. Mantık basit: bir AB ithalatçısı, doğrulanmış tesis verisi sunan bir tedarikçi (daha düşük gömülü emisyon raporlanan) ile varsayılan değerlere bağımlı bir tedarikçi (sektör ortalamasının üzerinde belirlenen varsayılan değerler) arasında seçim yapıyorsa, bu seçimin ithalatçının SKDM yükümlülükleri üzerinde doğrudan mali etkisi var.

Türk çelik sektörü için bu avantaj özellikle belirgin. Üretimin yaklaşık yüzde 70'inin elektrik ark fırınlarında (EAF) gerçekleşmesiyle, gerçek tesis verisi tipik olarak 0,4-0,6 tCO2/ton emisyon yoğunluğu gösteriyor — yaklaşık 1,3 tCO2/ton olan varsayılan değerin çok altında. Fark, Türk fabrikalarından tedarik eden AB ithalatçıları için doğrudan daha düşük SKDM maliyetine dönüşüyor (Dünya Çelik Birliği, 2024).

Veri Hazırlığında Kritik Noktalar

  1. Tesis bazında Kapsam 1 emisyonları: Doğrudan üretim sürecinden kaynaklanan emisyonlar — SKDM gömülü emisyon hesaplamasının çekirdeği. Her tesis yakıt tüketimi, proses emisyonları ve kaçak emisyonları ayrı ayrı takip etmeli.
  2. Elektrik tüketiminden dolaylı emisyonlar: Çelik ve alüminyum için SKDM Tüzüğü kapsamında zorunlu. Türkiye'nin grid emisyon faktörü (yaklaşık 0,45 kgCO2/kWh) hesaplamayı doğrudan etkiliyor. Tesis bünyesinde yenilenebilir enerji veya belgelendirilebilir PPA'lara sahip tesisler daha düşük dolaylı emisyon değerlerinden faydalanabilir.
  3. Öncü madde emisyonları: Karmaşık ürünlerde kullanılan girdilerin emisyonları — örneğin çelik üretiminde kullanılan ham demir veya çimentoda kullanılan klinker. Öncü madde emisyonlarının takibi, üretim zincirindeki yukarı yönlü tedarikçilerden veri gerektiriyor.
  4. Üretim yöntemine özgü parametreler: BOF çelik vs EAF çelik veya Portland klinker vs karışım çimento gibi ayrımlar. Bu ayrımlar emisyon yoğunluğu hesaplamalarını dramatik şekilde etkiliyor ve doğru belgelenmesi gerekiyor.

Kesin Döneme 15 Ay Kaldı

1 Ocak 2026'da başlayacak kesin dönemde:

  • İthalatçılar, gömülü emisyonlara karşılık gelen SKDM sertifikaları satın almak zorunda olacak
  • Sertifika fiyatı, AB ETS tahsisat fiyatına bağlı olacak
  • Gömülü emisyonların akredite doğrulayıcılar tarafından doğrulanması zorunlu hale gelecek
  • Menşe ülkede ödenen karbon fiyatı düşülebilecek

Bu 15 aylık dönem, veri altyapısını güçlendirmek ve doğrulama süreçlerine hazırlanmak için kritik bir pencere sunuyor (Tüzük 2023/956, Madde 22).

Sonraki Adımlar

  • Q3 2024 raporu Ocak 2025 sonuna kadar sunulmalı
  • Varsayılan değer kullanım oranını yüzde 20'nin altında tutun
  • Tedarikçi veri toplama süreçlerini standartlaştırın
  • 2026 kesin dönemi için doğrulama kuruluşlarıyla erken temas kurun

Önemli Not: Varsayılan değer kısıtlaması, geçiş döneminden kesin döneme yumuşak bir geçiş sağlamak için tasarlanmış. Bu kısıtlamayı bir uyarı olarak değil, bir hazırlık fırsatı olarak değerlendirin.

Raporlamaya hazır bir veri temeli oluşturun.Ekibimizle görüşün