İçeriğe geç
Tüm yayınlar
CSRD / Rapor10 dk okuma

2024 Yılında ESG Raporlaması: Yıllık Değerlendirme ve 2025 Görünümü

2024 yılında ESG raporlama dünyasında yaşanan başlıca gelişmeleri — CSRD ilk dalgası, CBAM geçiş dönemi dersleri, ISSB benimsenmesi, Türkiye İklim Kanunu ve TSRS başlangıcı — kapsamlı biçimde değerlendiren ve 2025 görünümünü ortaya koyan yıllık rapor.

2024: ESG Raporlamasında Dönüm Noktası

2024 yılı, ESG raporlamasının gönüllü bir iyi niyet gösterisinden zorunlu bir uyum gereksinimine dönüşme sürecinde kritik bir eşik olmuştur. Avrupa'da CSRD'nin ilk uygulamaları başlamış, CBAM geçiş döneminden somut dersler çıkarılmış, ISSB standartları küresel ölçekte benimsenme aşamasına geçmiş ve Türkiye kendi sürdürülebilirlik raporlama altyapısını resmen kurmuştur.

Bu rapor, 2024 yılının başlıca gelişmelerini değerlendirmekte ve 2025'e yönelik görünümü ortaya koymaktadır.

Bölüm 1: CSRD — İlk Dalga Uygulamaları

2024'te Ne Oldu?

Kurumsal Sürdürülebilirlik Raporlama Direktifi (CSRD), Avrupa Birliği'nin sürdürülebilirlik raporlamasını köklü biçimde dönüştüren düzenlemesidir. Directive 2022/2464 ile yürürlüğe giren CSRD, şirketlerin sürdürülebilirlik bilgilerini Avrupa Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'na (ESRS) uygun biçimde raporlamasını zorunlu kılmaktadır (Avrupa Parlamentosu ve Konsey, Directive 2022/2464, OJ L 322, 16.12.2022).

İlk dalga kapsamında, halihazırda Non-Financial Reporting Directive (NFRD) kapsamında olan büyük kamu yararı kuruluşları (500'den fazla çalışanı olan borsaya kote şirketler, bankalar ve sigorta şirketleri) 2024 mali yılı için CSRD uyumlu raporlama yapmakla yükümlü hale gelmiştir. Bu raporlar 2025 yılında yayımlanacaktır.

İlk Dalga Gözlemleri

2024 yılında şirketlerin CSRD hazırlık süreçlerinden öne çıkan gözlemler:

Çift önemlilik değerlendirmesi zorlukları: ESRS'nin gerektirdiği çift önemlilik değerlendirmesi (double materiality assessment), şirketlerin hem finansal etkiyi hem de çevresel/sosyal etkiyi eş zamanlı değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Pek çok şirket, bu kavramsal çerçeveyi operasyonel bir sürece dönüştürmekte zorlanmıştır.

Veri toplama altyapısı yetersizlikleri: ESRS'nin gerektirdiği veri granülaritesi, mevcut raporlama sistemlerinin kapasitesini çoğu durumda aşmıştır. Özellikle Kapsam 3 emisyonları, biyoçeşitlilik göstergeleri ve sosyal metrikler alanında veri boşlukları tespit edilmiştir.

Güvence denetimi piyasasının olgunlaşma süreci: Sınırlı güvence zorunluluğu, denetim firmalarının sürdürülebilirlik güvence kapasitelerini hızla genişletmesini gerektirmiştir. Büyük denetim firmalarının yanı sıra orta ölçekli firmalar da bu alana yatırım yapmıştır.

ESRS'in kapsamı ve önemlilik filtreleri: İlk ESRS seti, on iki standart ve yüzlerce açıklama gereksinimiyle kapsamlı bir çerçeve sunmuştur. Ancak önemlilik değerlendirmesi sonucunda, şirketlerin tüm standartları uygulamasının gerekmediği anlaşılmıştır. Bu, hazırlık sürecinde önemli bir odaklanma fırsatı yaratmıştır.

Sektörel Farklılıklar

CSRD hazırlığında sektörel olgunluk farklılıkları belirgin olmuştur. Enerji, madencilik ve finans sektörleri, daha önceki gönüllü raporlama deneyimleri sayesinde nispeten daha hazırlıklı durumda iken; perakende, teknoloji ve sanayi sektörlerinde daha derin uyum boşlukları gözlemlenmiştir.

Bölüm 2: CBAM — Geçiş Döneminden Çıkarılan Dersler

Geçiş Dönemi Bilançosu

AB'nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM), 1 Ekim 2023'te başlayan geçiş dönemiyle 2024 yılında tam işleyişine kavuşmuştur. Regulation 2023/956 kapsamında, ithalatçılar üç aylık raporlar sunmakla yükümlüdür (Avrupa Parlamentosu ve Konsey, Regulation (EU) 2023/956, OJ L 130, 16.5.2023).

2024 yılındaki geçiş dönemi uygulamasından çıkarılan başlıca dersler:

Varsayılan değer kullanımının sınırları: Avrupa Komisyonu, 31 Temmuz 2024'ten itibaren varsayılan değer kullanımını toplam gömülü emisyonların yüzde yirmisiyle sınırlamıştır. Bu durum, tesis bazında gerçek emisyon verisi toplama kapasitesinin önemini bir kez daha vurgulamıştır.

İhracatçı-ithalatçı iletişim zorlukları: Gömülü emisyon verisi talepleri, tedarik zincirleri boyunca yeni bir iletişim dinamiği yaratmıştır. Türkiye dahil birçok ihracatçı ülkedeki üreticiler, AB ithalatçılarından gelen veri taleplerine ilk kez yanıt verme durumunda kalmıştır.

Komisyon raporlama platformunun gelişimi: CBAM Geçiş Kayıt Defteri'nin teknik sorunları ve kullanıcı deneyimi eksiklikleri, yıl boyunca giderek iyileşmiştir. Avrupa Komisyonu, uygulama raporlarında bu iyileştirmeleri belgelemiştir (European Commission, "Report on the functioning of the CBAM during the transitional period," 2024).

Türkiye Açısından Değerlendirme

Türkiye, CBAM kapsamındaki ürünlerde AB'nin en büyük ticaret ortaklarından biridir. Çelik, alüminyum ve çimento sektörlerindeki ihracatçılar, 2024 yılında gömülü emisyon hesaplama ve raporlama kapasitelerini geliştirmeye başlamıştır. Ancak tesis bazında doğrulanmış veri üretim kapasitesinde hala önemli bir boşluk bulunmaktadır.

Bölüm 3: ISSB — Küresel Benimseme Dalgası

IFRS S1 ve S2'nin Yayılımı

Uluslararası Sürdürülebilirlik Standartları Kurulu (ISSB), 2023 yılında yayımladığı IFRS S1 (Genel Gereksinimler) ve IFRS S2 (İklimle İlgili Açıklamalar) standartlarını, 2024 yılında küresel benimseme aşamasına taşımıştır. IFRS Vakfı'nın 2023 yıllık raporuna göre, birçok ülke bu standartları ulusal raporlama çerçevelerine entegre etme sürecini başlatmıştır (IFRS Foundation, Annual Report 2023).

2024 yılında ISSB benimseme konusundaki önemli gelişmeler:

  • Birleşik Krallık: Financial Conduct Authority, UK-benimseme ISSB standartlarının oluşturulması için danışma sürecini başlatmıştır
  • Japonya: Sustainability Standards Board of Japan (SSBJ), ISSB uyumlu ulusal standart taslağını yayımlamıştır
  • Avustralya: Avustralya hükümeti, ISSB uyumlu zorunlu iklim raporlaması düzenlemesini yasalaştırmıştır
  • Brezilya: Comissão de Valores Mobiliários (CVM), ISSB entegrasyon planını duyurmuştur
  • Kanada: Canadian Sustainability Standards Board, ISSB'yi Kanada bağlamına uyarlamaya başlamıştır

ISSB-ESRS Uyumluluk Çalışmaları

2024 yılında ISSB ve EFRAG, iki standart seti arasındaki uyumluluk haritalamasını yayımlamıştır. Her iki çerçevenin de TCFD önerilerini temel alması, önemli bir ortak zemin oluşturmuştur. Ancak ESRS'nin çift önemlilik yaklaşımı ile ISSB'nin yatırımcı odaklı finansal önemlilik yaklaşımı arasındaki temel fark, tam uyumluluk yerine "interoperability" (birlikte çalışabilirlik) kavramını ön plana çıkarmıştır.

Bölüm 4: Türkiye — İklim Kanunu ve TSRS

7552 Sayılı İklim Kanunu

2024 yılı, Türkiye'nin iklim politikası açısından tarihi bir dönüm noktası olmuştur. 7552 sayılı İklim Değişikliğiyle Mücadele Kanunu, Türkiye'nin iklim hedeflerini yasal çerçeveye kavuşturan ilk kapsamlı düzenlemedir (7552 sayılı İklim Değişikliğiyle Mücadele Kanunu, Resmi Gazete).

Kanunun başlıca bileşenleri:

  • Emisyon Ticaret Sistemi (TR-ETS) kurulması: Türkiye'nin kendi karbon piyasasını oluşturması için yasal zemin. Pilot dönem hazırlıkları 2025'te başlayacaktır.
  • Sera gazı izleme, raporlama ve doğrulama (MRV): Tesis bazında emisyon raporlama ve doğrulama zorunluluğunun genişletilmesi.
  • İklim değişikliğiyle uyum: Ulusal uyum planlaması ve sektörel uyum stratejileri.

Bu kanun, Türkiye'nin AB CBAM yükümlülüklerini azaltma potansiyeli açısından da stratejik öneme sahiptir: ulusal bir karbon fiyatlandırma mekanizmasının varlığı, CBAM kapsamındaki sertifika maliyetlerinin düşürülmesine olanak tanıyabilir.

TSRS — Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları

Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), ISSB standartlarıyla uyumlu Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nı (TSRS) yayımlamıştır. TSRS 1 (Sürdürülebilirlikle İlgili Finansal Bilgilerin Açıklanmasına İlişkin Genel Hükümler) ve TSRS 2 (İklimle İlgili Açıklamalar) standartları, Türkiye'nin uluslararası raporlama çerçeveleriyle uyumunu sağlamaktadır (KGK, TSRS Tebliğleri, 2024).

2024 raporlama döneminde, belirli büyüklük kriterlerini karşılayan kamu yararı kuruluşları TSRS uyumlu raporlama yapmakla yükümlü hale gelmiştir. Bu, Türkiye'de zorunlu sürdürülebilirlik raporlamasının fiili başlangıcıdır.

TSRS Uygulamasının İlk Gözlemleri

TSRS'nin ilk uygulama döneminden öne çıkan tespitler:

  • Borsaya kote şirketlerin önemli bir bölümü, TSRS gereksinimlerini karşılayacak veri toplama altyapısına henüz sahip değildir
  • İklimle ilgili risk ve fırsat değerlendirmesi, senaryo analizi gereksinimleri şirketler için en zorlayıcı alanlar olmuştur
  • Denetim ve doğrulama kapasitesinin artırılması gerekmektedir
  • ISSB ile uyumlu olması, çok uluslu şirketlerin Türkiye operasyonları için çerçeve tutarlılığı sağlamıştır

Bölüm 5: SBTi — Gelişmeler ve Tartışmalar

2024 İlerleme Raporu

SBTi, 2024 yılında hedef taahhüdü ve doğrulama sayılarında önemli artış kaydetmiştir. SBTi İlerleme Raporu'na göre, küresel ölçekte dört binden fazla şirketin onaylanmış bilime dayalı hedefi bulunmaktadır (SBTi, "SBTi Progress Report 2024," 2024).

2024'teki başlıca gelişmeler:

  • 1.5 derece uyumu zorunlu hale getirilmiştir
  • FLAG rehberi tam olarak entegre edilmiştir
  • Kurumsal Kılavuz v2.1 güncellenmiştir
  • BVCM (karbon kredi) tartışması sektörü sarsmıştır

Karbon Kredi Tartışması

Yılın en tartışmalı gelişmelerinden biri, SBTi'nin Nisan 2024'te karbon kredilerinin Kapsam 3 hedef uyumunda kullanılmasını değerlendirdiğini duyurmasıdır. Bu açıklama, SBTi'nin bilimsel güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuş ve Teknik Danışma Kurulu üyelerinden istifalar yaşanmıştır.

Temmuz 2024'teki düzeltme açıklamasıyla SBTi, karbon kredilerinin emisyon azaltımının yerine sayılmayacağını netleştirmiştir. Ancak bu süreç, bilime dayalı hedef belirleme ekosisteminin kırılganlığını ve paydaş beklentilerinin yönetiminin önemini ortaya koymuştur.

Bölüm 6: CDP — 2024 Açıklama İstatistikleri

CDP'nin 2024 küresel açıklama istatistikleri, çevresel şeffaflığın hız kazandığını göstermektedir. CDP'nin yayımladığı verilere göre, 2024 döngüsünde 23.000'den fazla şirket çevresel veri açıklaması yapmıştır (CDP, "CDP Global Disclosure Statistics 2024," 2024).

Öne çıkan trendler:

  • Tedarik zinciri programı kapsamında veri talep edilen tedarikçi sayısı artmıştır
  • Iklim anketi yanıt oranları yükselme eğilimi göstermiştir
  • Su güvenliği ve ormanlar anketlerine katılım artmıştır
  • CSRD ile CDP arasındaki veri uyumluluğu çalışmaları başlamıştır

CDP ve EFRAG, ESRS ile CDP anketi arasındaki haritalama çalışmasını 2024 yılında yayımlamıştır. Bu haritalama, CSRD kapsamındaki şirketlerin CDP yanıtlarını hazırlarken ESRS verilerinden yararlanabilmesini kolaylaştırmayı amaçlamaktadır.

Bölüm 7: 2025 Görünümü

CSRD İkinci Dalgası

2025 yılında CSRD'nin ikinci dalgası devreye girecektir. İkinci dalga, 250'den fazla çalışanı olan veya belirli gelir ve bilanço eşiklerini aşan büyük şirketleri kapsamaktadır. Bu, etkilenen şirket sayısında önemli bir artış anlamına gelmektedir. İkinci dalga şirketleri, 2025 mali yılı verileri üzerinden 2026'da ilk CSRD uyumlu raporlarını yayımlayacaktır.

Bu dalganın CSRD'nin gerçek sınav olması beklenmektedir: birinci dalgadaki şirketlerin çoğu zaten NFRD deneyimine sahipken, ikinci dalgadaki pek çok şirket sürdürülebilirlik raporlamasına ilk kez tabi olacaktır.

CBAM Varsayılan Değer Aşamalı Kaldırma

2025 yılında CBAM geçiş dönemi devam edecektir. Ancak varsayılan değer kullanımı daha da kısıtlanacak ve tesis bazında gerçek emisyon verisi sunma beklentisi artacaktır. 2026'da başlayacak kesin dönem öncesinde, ihracatçıların doğrulama altyapılarını tamamlaması gerekmektedir.

Avrupa Komisyonu'nun CBAM uygulama raporlarındaki bulgular, kesin döneme geçiş hazırlıklarının hızlandırılması gerektiğini göstermektedir (European Commission, "CBAM Implementation Report," 2024).

TR-ETS Pilot Hazırlıkları

Türkiye'nin Emisyon Ticaret Sistemi'nin pilot dönemi için hazırlıklar 2025 yılında başlayacaktır. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın koordinasyonunda yürütülecek pilot çalışmalar, kapsam dahilindeki sektörlerin belirlenmesi, tahsis yöntemlerinin tasarlanması ve MRV altyapısının güçlendirilmesini içerecektir.

TR-ETS'in tasarımı, AB ETS ile uyumluluk açısından kritik öneme sahiptir. CBAM kapsamında ulusal karbon fiyatının tanınması, Türk ihracatçılar için doğrudan mali etki yaratacaktır.

ISSB Ülke Bazında Benimseme

2025 yılında ISSB standartlarının ülke bazında benimsenmesi hızlanacaktır. Avustralya, Birleşik Krallık, Japonya, Brezilya ve Kanada'nın yanı sıra Güneydoğu Asya ve Orta Doğu'daki düzenleyicilerin de ISSB entegrasyon çalışmalarını ilerletmesi beklenmektedir.

Türkiye'nin TSRS aracılığıyla ISSB'yi erken benimsemesi, bölgesel rekabet avantajı açısından olumlu bir konumlandırma sağlamıştır.

SBTi BVCM Rehberinin Yayımlanması

SBTi'nin Değer Zinciri Ötesi Azaltım (BVCM) rehberinin 2025 yılında nihai hale getirilmesi beklenmektedir. Bu rehber, karbon kredi kullanımına ilişkin tartışmaları bir çerçeveye oturtarak, şirketlerin emisyon azaltımı ve iklim finansmanı stratejilerini birlikte planlamasına yardımcı olacaktır.

ISSA 5000 Standardı

IAASB'nin sürdürülebilirlik güvence standardı ISSA 5000'in 2025 yılında nihai hale gelmesi planlanmaktadır. Bu standart, CSRD güvence gereksinimlerinin pratik uygulamasını şekillendirecek ve küresel ölçekte sürdürülebilirlik güvence denetimlerinin kalite çıtasını belirleyecektir.

Bölüm 8: Stratejik Değerlendirme

Düzenleyici Yakınsama

2024 yılının en belirgin trendi, küresel düzenleyici çerçevelerin yakınsama eğilimi göstermesidir. CSRD-ESRS, ISSB-IFRS S1/S2, TSRS ve CDP arasındaki uyumluluk çalışmaları, "standart yorgunluğu" sorununu hafifletme potansiyeli taşımaktadır. Ancak tam uyumluluk değil, birlikte çalışabilirlik (interoperability) hedeflenmektedir — bu da şirketlerin birden fazla çerçeveyi eşzamanlı yönetme ihtiyacının devam edeceği anlamına gelmektedir.

Veri Altyapısının Merkezi Rolü

2024 yılındaki uygulamalar, sürdürülebilirlik raporlamasının başarısının veri altyapısının kalitesiyle doğrudan orantılı olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır. Manuel veri toplama süreçleri, elektronik tablolara dayalı hesaplamalar ve belgeleme eksiklikleri, hem raporlama hem de güvence süreçlerinde en yaygın darboğazlar olmuştur.

Kapasite Açığı

Hem şirket içi sürdürülebilirlik ekiplerinde hem de dışsal hizmet sağlayıcılarda (denetim firmaları, danışmanlık şirketleri) kapasite açığı 2024'ün en kritik sorunlarından biri olmuştur. CSRD, CBAM ve TSRS'nin eş zamanlı etkileri, nitelikli insan kaynağı talebini hızla artırmıştır.

Değer Yaratma Fırsatı

Zorunlu raporlama, uyum maliyetinin ötesinde değer yaratma fırsatı da sunmaktadır. Emisyon verilerinin sistematik toplanması, süreç verimliliği iyileştirmelerini ortaya çıkarmıştır. İklim riski değerlendirmeleri, stratejik planlama süreçlerini zenginleştirmiştir. Şeffaf raporlama, yatırımcı güvenini güçlendirmiştir.

Sonuç: 2024'ten 2025'e Köprü

2024 yılı, ESG raporlamasının "kağıt üzerindeki düzenleme"den "sahada uygulama"ya geçtiği yıl olmuştur. CSRD'nin ilk dalgası, CBAM'ın geçiş dönemi dersleri, ISSB'nin küresel yayılımı ve Türkiye'nin TSRS ile kendi çerçevesini oluşturması, 2025 için sağlam bir temel atmıştır.

2025, bu temelin üzerine inşa edilecek bir yıl olacaktır. CSRD ikinci dalgası, CBAM'ın kesin döneme yaklaşması, TR-ETS pilot hazırlıkları ve ISSA 5000'in yayımlanması, raporlama ekiplerini meşgul edecek başlıca gündem maddeleridir.

Eylem Maddesi: 2025 uyum takviminizi oluşturun. Şirketiniz hangi düzenlemelere tabi? Hangi raporlama döngülerine hazırlanmanız gerekiyor? CSRD, CBAM, TSRS ve CDP tarihlerini tek bir takvimde birleştirerek, kaynak planlamanızı buna göre yapın.

Raporlamaya hazır bir veri temeli oluşturun.Ekibimizle görüşün